Ayna ayna söyle bana ben mi daha güzelim Madonna mı?
Dipnot Tablet yine renkli, güncel ve dopdolu bir dergi oldu. Makaleleri, videoları, fotoğraflarıyla başında uzun zaman harcayabileceğiniz bir dergi tablette sizleri bekliyor.
Dipnot Tablet Dergi'nin 36. sayısı yayında...
Ayna ayna söyle bana ben mi güzelim, yoksa a) Pamuk Prenses mi? b) Beren Saat mi? c) Scarlett Johanssen mi?
O aynalar bir gün dile gelip harbiden konuşacak diye korkuyorum. Zira çocukluğumuzdan beri önümüzde bir ayna, tepemizde biri, ‘daha güzel olmalısın’, ‘ daha ince olmalısın’, ‘göğüs dışarı, göbek içeri’, ‘daha, daha, daha! ‘ diye kafamıza vurup duruyor. Çocukluğumuzdan beri beynimize işlenir; ‘güzel olmazsan iyi de olamazsın, güzel olmazsan başarılı da olamazsın, güzel olmazsan koca da bulamazsın! Güzelsen masallardaki prenses olursun, değilsen CADI’.
Neyse ki estetik icad oldu da, ‘genç öl cesedin güzel olsun’ geyiklerine gerek kalmadan estetik yaptıran herkes, ölüsünün bile güzel olmasını garantiledi. Ama yine de her şey
tozpembe değil. Doktor seçiminden, ameliyat sonrası bakıma kadar bir sürü altın kurala dikkat etmezsek dirimizin güzelliği öyle sandığımız kadar garanti değil.
İki Yüzlü Estetik adlı bir kitap çıktı. Yıllarca Avrupa ve Amerika’da şimdi de Türkiye’de, estetik cerrahi konusunda çalışan Dr. Ziya Şaylan yazmış. Kitapta estetik hataların gösterildiği fotoğraflar dehşet verici. Aslında bilmediğimiz görüntüler değil ama arka arkaya konunca baya ürkütüyor insanı. Zaten Şaylan da ‘estetik yaptırmayın demiyorum ama dikkat edin’ demek için yazdım diyor, bu kitabı. Ve ekliyor: Yurtdışından geldikten sonra Türkçe’de bu tür bir kitap olmadığını ve bazı Türk hastaların ne kadar gerçek dışı beklentileri olduğunu görünce bu kitabı yazmak ihtiyacı duydum.
Peki en merak ettiğim konulardan biri de, Türk kadınlarının estetik operasyonlarına yaklaşımı. Bu konuda diğer ülke kadınlarından farkımız ne acaba Ziya Bey?
Z.Ş: Ülkemin kadını çok daha sabırsızdır. Estetiği hemen aklına estiği an ister. Mesela 2 gün sonra evlenecek olan bir bayanın size gelip botoks veya dolgu enjeksiyonu istemesi gibi ( bu maddelerin etkisi 7-8 gün sonra ortaya çıkar). Yurtdışında çalıştığım 32 senede gördüğüme göre yabancı kadınlar genellikle ameliyattan önce estetik hakkında kitaplar okurlar, ameliyat olmuşlarla konuşurlar ve bana gelirken ne istediklerini ve sorularını bir kağıda yazıp size sorarlar. Ülkemin kadınlarının bir çoğu “- Doktor bana ne lazımsa gereğini yap” diye gelirler. Ne istedikleri meçhuldur. Komşusu ameliyat olmuştur o da aynısı istemektedir. Anlattıklarınızı dinlemezler çok anlatırsanız da doktorun tecrübesinden şüpheye düşerler.
Nobel tıp ödülü sahibi Avusturyalı Konrad Lorenz’in dediği gibi. “ Başına geleceği bilmeyen hatalı karar verir ve sonuçtan memnun olmaz”. Avrupalı ve Amerikalı hastalar size geldiklerinde neredeyse sizi imtihan edecek kadar bilgiye sahip olabilmektedirler.
Yani anlayacağımız üzere her konuda olduğu gibi estetik konusunda da tam bir ‘Hayırlısı’ durumu. Ama sonuç kimi zaman hiç de hayırlı olmayabiliyor. Kitapta örnekleri var fotoğraflarla. Dolgun dudaklara sahip olayım derken dudaksız kalan mankenlerden tutun da, cildimi gerdireyim bütün yüzü patlayacak bir bomba görünümüne sahip olanlara kadar pek çok estetik operasyon kazası.
Ziya Bey siz estetik operasyon geçirenlerin operasyon sonrasındaki psikolojileriyle de ilgileniyor musunuz? Ne tür vakalarla karşılaşıyorsunuz? Yanlış operasyonlarda evine
mahkum olan, ya da eski görünümünden çok farklı bir hal alıp kendisine yabancılaşan oluyor mu örneğin?
Yurtdışında bize öğretilen psikolojisi bozuk hastaları ameliyat etmememizdir. Amerikalılar “Only crazy doctors operate crazy patients”. Türkçesi psikolojisi bozuk hastayı ameliyat eden doktorun da psikolojisi bozuktur, denebilir. Bu tür hastalar asla memnun olmazlar. Bazen gözümüzden kaçanlar olur ve daha sonra bizi oldukça
uğraştırırlar. Psikologların yaptıkları araştırmalara göre hastaneye yatmak her insan için olağanüstü bir durumdur ve bir şok etkisi yapabilir. Aileniz de sizin hastanede
olmanızdan etkilenecek ve endişelenecektir. Ailedeki ufak çocuklar ise durumu anlamadıklarından sizi gerçekten hasta zannedip annelerini kaybetmekten
korkacaklardır. Ameliyata giderken eşinizi ve çocuklarınızı operasyon sonrası olası durumlara iyi hazırlamanız gerekir. Aksi takdirde sizi anlamaz ve zalim davranabilirler. Çocukları evden gönderen ve eşleri seyahatte iken ameliyat olan kimseler sadece onlara sürpriz yapmazlar, kendileri de sürprizler yaşayabilirler. Ameliyattan sonra bir terslik olursa ailenize karşı hiçbir mazeretiniz yoktur.
Peki bir kimse estetik operasyona nasıl karar vermeli? Nelere dikkat etmeli?
Estetik ameliyatlar diğer ameliyatlara benzemezler. Günümüzde uygulanan güzellik yöntemleri acil ve hayat kurtarıcı değildir, hasta olmayan, sağlıklı insanlara uygulanır ve
bazılarına göre hiç de gerekli değildirler. Estetik bir uygulama veya ameliyat; bazı doktorların yaptığı gibi anında halledilecek bir iş değildir. Bilhassa bazı kadın hastalar anlatılanları dinlemezler ve hemen ameliyat olmak isterler. Gazetelerde yazan “Öğle paydosunda göz ameliyatı” veya “15 dakikada yeni bir burun” gerçek dışı yalanlardır. Ameliyat için hastanın hazırlanması, iğne ile uyuşturulması en az bir saat sürecektir. Her ameliyattan sonra bir iz kalacaktır ve bu iz bazen sizi mutlu etmeyebilir. Ameliyat izlerinden mutlu olmayıp doktorları dolaşan hastalar vardır.Herhangi bir estetik uygulamadan önce bu uygulamaya bedenen ve ruhen hazır olmanız gerekir. Bu nedenle aşağıdaki soruların hepsine evet diye cevap vermeniz gerekir:
- Estetik cerrahi veya estetik uygulamasından sonra şahsi problemlerimin azalmasını beklemeyeceğim. Ancak kendimi daha iyi hissettiğimden problemleri daha kolay
çözebileceğim.
- Ameliyattan önce ve sonra, ameliyat sonuçlarını etkileyebilecek sigara, alkol ve doktorun bana belirteceği bazı ilaçları kullanmaktan vazgeçeceğim.
- Ameliyattan veya uygulamadan sonra ağrılarım olabilecek. Dinlenmem gerekecek
veya belirli bir süre özel korse, sutyenler veya maskeler taşımam gerektiğini biliyorum.
- İyileşmem, şişlerin ve morlukların geçmesi için belli bir zaman gerektiğini biliyorum.
- Uygulama veya ameliyatın beklediğim gibi olması için bazen uzun süre beklemem gerekebilir.
- Uygulamadan sonra çevremdekilerin söylediklerine kulak asmayacağım. Ben bu işlemi kendim için yaptım ve en önemlisi benim vereceğim karar ve mutluluğumdur.
- Uygulama benim motivasyonumu artıracağından, iyileşince daha çok spor yapıp dengeli beslenmeye çalışacağım.
Asla unutmayın: Estetik bir müdahale dış görünüşünüzü değiştirebilir ama iç dünyanızı değiştirmek sizin işinizdir.
Ziya Bey doğru söylüyor ama artık dış ve iç güzelliğimiz o kadar doğru orantılı ki, güzel olunca mutsuz, parasız, başarısız olmak sanki mümkün değil. Pamuk Prenses sendromu anlayacağımız. Üstelik bunu söyleyen sadece ben değilim. Pek çok araştırma da şirketler tarafından güzel kadınların tercih edildiğini gösteriyor. Örneğin Alman sosyolog Helga Nowotny’nin yaptğı araştırmaya göre, herhangi bir mağazaya alışverişe giden bir kişi daha güzel ve genç satıcıları tercih ediyor. Bu durum işverenler tarafından bilindiğinden daha genç ve güzel olanlar tercih ediliyor.
Peki Türkiye estetik operasyon konusunda ne durumda?
Cerrahi eğitim oldukça kısıtlı. Yurtdışında yaygın olan canlı demonstrasyonlar ve doktor eğitimleri Türkiye’de çok nadir. Değerli usta hocalarımız yöntemlerini genç
doktorlara öğretip onlarla tecrübelerini paylaşmıyorlar. Uzmanlık esnasında estetik hastaları özel hasta olduklarından asistanlar bu tür vakaları öğrenemiyorlar. Rönesans geçirmemiş bir ülke olan Türkiye de estetik kavramı daha gelişmemiş. Genç doktorlar yeni ameliyatları hastalarda deneyerek öğreniyorlar (Learning by doing). Bazı
doktorlarda estetik duygusu tam olarak gelişmediği için mesela herkese aynı burunu yapıyorlar ve hastalar birbirlerine benzeyen kardeşler gibi dolaşıyor. Ayrıca Türkiye de
hasta hakları da tam olarak mevcut değil.
Kitabında hastalara uyarılarda ve önerilerde bulunan Dr. Ziya Şaylan’ın anlattığı en ilginç anılardan biri de Estetik ve İslam bölümünde yer alıyor. Hayatı boyunca pek çok estetik
ameliyat yaptırmış bir kadın, yaşlanınca Şaylan’a gelip, ‘Artık çok yaşlandım, ölürsem Allah’ın huzuruna meme protezleriyle çıkmak istemiyorum. Lütfen onları çıkarın’ diyor.
Bazen de hastaların ölümünden sonra çocukları gelip ‘Annemiz öldü, silikonlarını çıkarabilir misiniz’ diye soruyorlarmış. Bu da ahiret korkusu oluyor sanırım.
Son olarak estetik olmayı düşünüyorsanız üç önerim var. Birincisi Doğan Kitap’tan çıkan İki Yüzlü Estetik’i okuyun. İkincisi Kore’li yönetmen Kim Ki Duk’un ‘Zaman’ filmini mutlaka izleyin. Ve Avrupa Yakası’nda estetik olan İfo’nun haline bi daha bakın.
App. Store'dan iPad'inize indirmek için;
http://itunes.apple.com/tr/app/dipnot-tablet/id421660096?mt=8
Dipnot Tablet'i bilgisayarınızdan okumak için;
http://www.yudu.com/library/94133/Dipnot-Tablet-Yay--nlanm-----Say--lar

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Dipnot.tv'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
etiketler:
İki Yüzlü Estetik,
doktor,
icad,
Dr. Ziya Şaylan,
kitap